YÜKLENİYOR

Ara

BERRAK YURDAKUL: “HAYATINIZIN İPLERİNİ ZİHNİNİZE BIRAKMAYIN”

Paylaş

Kendinizi öfkeli, neşesiz, kaygılı veya mutsuz hissediyorsanız Ev Yapımı Bir Paraşüt emin olun size ilaç gibi gelecektir. Berrak Yurdakul’un kadim öğretilerden yola çıkarak yazmış olduğu Ev Yapımı Bir Paraşüt, sizi zihninizle tanıştıracak bir kursa katılmaya davet ediyor. Hem de bilge büyücü Mama Nono eşliğinde… Altı çizilesi satırlarıyla okurlarına muhteşem bir kursun kapılarını açan Berrak Yurdakul ile ikicaybiriacik.com için sözleşip, keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Siz de bu söyleşide bize eşlik etmeye ne dersiniz?

Söyleşi: Ebru ALTIN ÇAPÇI

Mutluluğu ayağına getirmek isteyenler için hızlandırılmış bir kursa hiç kimse hayır demez herhalde. Yedi gün sürecek bu kurs boyunca; zihninizin her dediğine inanmamanız gerektiğinden tutun da düşünceleriniz hakkında düşünmemeyi, dikkatinizi neye verdiğinize dikkat etmeyi, duygularınıza düşünceyi bulaştırmamayı ve size özgürlük getirecek daha birçok şeyi öğreneceksiniz. Hazırsanız başlıyoruz.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Berrak Yurdakul kimdir?

Uzun yıllardır Budist pratik yapan bir yazarım. Budist felsefe doğal olarak tüm kitaplarıma yansıdı. Son iki kitabımda mindfulness pratiklerini hikayeler içinde anlattım. Bunlar: Ev Yapımı Bir Paraşüt ve Senin Hakkında Yedi Şey Düşündüm (Birini Söyleyeceğim) isimli kitaplarım.

Kitabınızın son derece ilgi çekici bir ismi var. “Ev Yapımı Bir Paraşüt”. Biz bu başlığı açıkçası en az kitap kadar çok sevdik. Aklınızda böyle bir başlık daha önceden var mıydı yoksa spontane gelişen bir şey miydi?

Bu başlık kitabın içeriğine dair bir ipucu veriyor. Ev Yapımı Bir Paraşüt’te anlatılan pratikleri içselleştirdiğiniz ve hayata geçirdiğiniz zaman çok yüksekten düştüğünüz zamanlarda da açabileceğiniz bir paraşütünüz daima yanınızda olur.

Kitabınızda “Gerçek mutluluğun, zihnin nasıl işlediğini anlamış olmaktan kaynaklanan huzurlu bir halle ve bu huzur sayesinde ulaşılan duygusal bir dengeyle geldiğini” söylüyorsunuz. Zihni üzerinde hiçbir kontrolü olmayan birinin gerçekten de zihin huzuru olmaz mı? Bu noktada zihin üzerinde kontrolümüzün olduğunu nasıl anlayabiliriz?

Hayatınıza bakın. Aldığınız kararları uygulayamıyorsanız, bağımlılıklarınızı bırakamıyorsanız, genel olarak kendinize söz geçirememekten şikayetçiyseniz sizi zihniniz yönetiyor demektir. Durum buysa huzurunuz elbette olmaz, ama esas sorun bu değildir. Sizi zihniniz yönetiyorsa hayatınızın iplerini elinizden kaçırmışsınız demektir. Onu bir an evvel geri almakta fayda vardır.

Sizce birçok insanın şimdiki ana sahip çıkamamasının asıl nedeni nedir?

Kendilerini tanımıyor olmaları, zihinlerinin içeriğine hiç bakmamış olmaları ve düşünceleri tarafından ele geçirilmiş olmaları.

MINDFULNESS PRATİĞİ YAPARAK UYANIK KALDIĞIMIZ SÜREYİ UZATABİLİRİZ

Gündelik koşuşturma içerisinde uyanık (farkında) kaldığımız süreyi sizce nasıl uzatabiliriz?

Mindfulness pratiği yaparak. Dikkat ve yüksek farkındalık, pratik yaptıkça bir kas gibi gelişir. Kitaplarımdaki egzersizler başlangıç için iyi bir zemin teşkil eder.

Kitabınızda başkalarına gösterdiğiniz anlayış ve şefkati kendinizden esirgemeyin diyorsunuz. Sizce neden başkalarına şefkatli olabilirken kendimize aynı şekilde davranmıyoruz?

Kendimizi tanımadığımız için. Dikkatini doğru şekilde kendine çevirmeyen hiç kimse kendini tanıyamaz ve kendini tanımayan kişi doğal olarak kendini anlayamaz. Sevgiyi anlayış getirir.

İnsanın en az tanıdığı kişinin kendisi olması durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Siz bu noktada bunun tam tersini söyleyebiliyor musunuz?

Kendine doğru şekilde yani tarafsız bir gözle ve nasıl bakacağını bilerek bakamayan bir kişinin kendini tanıma imkanı yoktur. Böyle biri elbette en az kendini tanır çünkü daima dışarıyı, olayları, nesneleri ve bilhassa başkalarını izlemektedir. Dikkatini dışarıya yutturur. Kendine çevirecek dikkati ve buna enerjisi kalmaz.

İNSANIN İÇİNDE KİŞİLİK KOLEKSİYONU VARDIR

İnsanların ne düşündüğünü neden bu kadar önemsiyoruz sizce?

Kendimizle barışık olmadığımız için. Kendini tanıyan biri zihninin karmaşasını görür ve başkalarının zihninin de böyle çalıştığını anlar. Fikirler, düşünceler an be an gelip gitmekte, değişmekte ve birbirleriyle çelişmektedir. Kendi zihinsel kaosuyla yüzleşen kişinin artık başkalarını zihinlerinden doğan karmaşayı önemsemesine imkan kalmaz. Kendini tanıyan kişi yavaş yavaş kendini sevmeye başlar. Böyle biri dışarıdan onay ve sevgi toplama çabasını terk eder.

Biz aslında kitabınızda yer verdiğiniz satırlardan dolayı bu sorunun cevabını biliyoruz. Ancak kitabınızı daha okumamış olanları da düşünerek “Gece yatan kişiyle sabah kalkan kişi aynı kişi midir?” diye sorsak, cevabınız ne olurdu?.

Elbette değildir. İnsanın içinde kişilik koleksiyonu vardır. Gün içinde defalarca başka bir kişilik tahta oturup hüküm sürer ve hayatımızı yönetir. Kendini izleyen kişi bu gerçeği çok açık şekilde görür.

SAHTE KİŞİLİĞİN KİBRİNİ CİDDİYET VE DİSİPLİNLE ÇALIŞARAK KÜLE DÖNÜŞTÜREBİLİRİZ

Sizce sahte kişiliğin kibrini nasıl yakıp küle dönüştürebiliriz?

Pratik yaparak. Ciddiyet ve disiplinle çalışarak.

Ev Yapımı Bir Paraşüt’ü yazarken en çok dikkat ettiğiniz şey neydi?

Kaynakça bölümünde listesini sunduğum çok kıymetli öğretileri doğru biçimde aktarmak için özen gösterdim. Bunu başarabilmiş olduğumu umuyorum, ama herhangi bir hata varsa elbette kadim öğretilere değil onları damıtıp sunmaya çalışan bana aittir.

Ufukta yeni bir kitap macerası olacak mı?

Bu aralar yeni bir kitap yazıyorum. 2021 yılının yaz aylarında yayınlanacağını tahmin ediyorum.

Son olarak okurlarımız için bir şey söylemek ister misiniz?

Mindfulness pratiğiyle henüz tanışmadılarsa hiç vakit kaybetmeden bir bakış atmalarını dilerim. Bu çalışmaların herkese çok büyük özgürlükler getireceğinden eminim.

Etiketler

1 Yorum

  1. WebKenti 1 Nisan 2021

    Güzel. Huzur mutluluk , her zaman bize lazım 🙂

    Cevapla

Yorum Yaz

Your email address will not be published. Required fields are marked *