YÜKLENİYOR

Ara

Gebeliğin Önündeki Engel, Beden mi Yoksa Zihindeki Fark Edilmeyen Engeller mi?

Paylaş

Hayatını Türkiye’deki kadınların özgürleşmesi ve güçlenmesine adayan yazar Seda Diker’in onuncu kitabı “Artık Anne Olmak İstiyorum”, 10 Şubat’ta raflardaki yerini aldı.

Diker, kitabında annelik özlemi çeken kadınların bedenleriyle kurduğu iletişime dikkat çekerek, “Sen tüm kalbinle anne olmak istiyorum” diye çığlık atarken, derinlerdeki kimliğin anne olmak istemeyebilir. Kendi mucizeni yaşamak istiyorsan önce bedeninle doğru iletişim kurmalı ve bu duygusal çatışmayı çözmelisin” diyor.

20 yılı aşkın süredir olumsuz duygu ve düşüncelere olan bağımlılığımızın giderilmesi yöntemleri üzerine çalışan Seda Diker’in ‘Artık Anne Olmak İstiyorum’ kitabı, İnkılap Kitabevi
çatısı altında yayımlandı. Derinlerdeki olumsuz duygu ve düşüncelerin pozitife dönüştürülmesi konusunda şimdiye kadar 25 bin kişiyle çalışan Seda Diker yeni kitabında annelik özlemi çeken kadınlara yol gösterecek metotlarını paylaşıyor.

Seda Diker’de yaklaşık 20 yıl önce 2 rahim ameliyatı geçirerek doktoruyla birlikte bebek sahibi olmasının önündeki tüm fiziksel engeli aşmış ama 3 aşılama ve 6 tüp bebek denemesine rağmen çocuk sahibi olamamıştı. Bu önündeki engelin aslında derin duygusal bellekte yattığını keşfeden Diker, kendi duygusal çatışmalarını çözümledikten sonra oğlu Burak’ı kucağına almayı başarmıştı.

Yıllardır derin duygusal bellekteki bariyerleri aşmaya yönelik çalışmalar yapan Seda Diker, bu kitabında hem kendi yolculuğunu hem de kendi metotlarıyla yardımcı olduğu 4 anne adayının da nasıl bebek sahibi olduğunu anlatıyor.

Ya ‘30 Yaşındaki Siz’ Bebek İsterken ‘6 Yaşındaki Siz’ Bebek İstemiyorsa…

Kitabında derin düşünce, yargı, duygu ve ikilemlerin bedeni biyolojik olarak etkilediğini
belirten Diker, 0-6 yaş aralığında henüz oluşmamış analitik zihin dönemine dikkat çekiyor. Bu yaş aralığında ebeveynlerimizden, sosyal çevremizden duyup gördüklerimizin bizde derin kayıt oluşturduğunu ifade eden Seda Diker, “70 yaşına da gelsen, yerleşmiş yanlış inançlar; bedeninde tanımlayamadığın duygular, düşünceler ve hormonlar üretmeye devam eder. Bu hormonlar, sürekli tekrar ederek sağlıklı bir bağışıklık sisteminin oluşumuna, cinsel enerjinin seviyesine, hamile kalmana ve hatta başarına ve hayatta elde etmek istediklerine ihanet edebilir” diyor.

Duygusal Temizlikle İç Gücünü Keşfet

Kitabında kadının iç gücüne dikkat çeken Seda Diker, bu yüksek enerjiyi hayatımıza çekebilmek için önce derin duygusal bellekteki en gizli kayıtların, amacınıza ters düşen kimliklerini bulup onlarla uzlaşmak gerektiğinin altını çiziyor. Negatif duygu ve düşünceleri
‘toksik’ olarak değerlendiren Diker, hayatınızdaki her türlü başarının altında yatan en önemli maddenin duygusal temizlik olduğunu aktarıyor.

4 Adımda Duygusal Temizlik

Dünyaca ünlü Nörolog, Bilim Adamı ve Kuantum Fiziği Araştırmacısı Dr. Joe Dispenza’dan
Nörolojik Değişim Çözümleri lisansı alan Seda Diker kitabında, duygu, düşüncelerin ve hatta davranış şekillerinin genlerle nesilden nesile aktarıldığını, hayata hep aynı yargılarla ve aynı düşüncelerle devam edildiği sürece de çevrenin ve şartların değişmeyeceğini vurguluyor.

Hayatınızda sahip olmak istediklerinize kavuşabilmek için ‘Aklını Değiştir, Bedenini Değiştir ve Geleceğini Değiştir’ diyen Diker, 4 adımda toksik duygularınızdan arınmanın formülünü
veriyor.

Etiketler

Yorum Yaz

Your email address will not be published. Required fields are marked *