YÜKLENİYOR

Ara

Gençliğin, aşkın, vatan severliğin romanı: Avuçlarımda Hala Sıcaklığın Var

Paylaş

Avuçlarımda Hâlâ Sıcaklığın Var, 68 Kuşağı’nın verdiği büyük mücadeleye ve yaşadığı drama, tarihi gerçeklerden taviz vermeden yaklaşıyor. Üstelik bu önemli “iş”i okuyucusuna, bir “aşk ve macera romanı” formunda ulaştırıyor.

Osman Balcıgil’in yeni çalışması Avuçlarımda Hâlâ Sıcaklığın Var raflara çıktı. Kitap, bir dönem romanı… Son kitabıyla birlikte dördüncü dönem romanını okuyucularla buluşturan Balcıgil, geçen yıl da bir başka dönem romanı olan “En Hüzünlü Eylül”le yüksek bir okunma oranı yakalamıştı. Balcıgil’in, isimleri edebiyatseverler tarafından iyi bilinen dört de biyografik romanı var: Ela Gözlü Pars: Celile, Yeşil Mürekkep: Sabahattin Ali, İpek Sabahlık: Suat Derviş, Nefesi Tutku Olan Kadın: Afife Jale.

“Avuçlarımda Hâlâ Sıcaklığın Var” 1968 yazında başlıyor ve üniversiteyi yeni kazanan Lale ile arkadaşı Sumru’nun etrafında gelişiyor. İki güzel kız çok geçmeden Denizci Teğmen Fuat ve Robert Kolejli Talip’le tanışacaklardır…

Hatırlanacağı üzere 1968 yılında dünyada ve Türkiye’de, gençlik, insanlığa reva görülen berbat düzene büyük ölçekli bir karşı çıkışla cevap vermişti. Vietnam’da ABD ve Çekoslovakya’da SSCB eliyle gerçekleşen yıkım ile Küba ve bazı başka ülkelerde meydana gelen büyük alt üst oluşlar, gençlerin dikkatinden kaçırılamamıştı. Yaşanan olumsuz gelişmeler Paris başta olmak üzere dünyanın bütün büyük kentlerinde üniversitelileri harekete geçirmiş, dünya yangın yerine dönmüştü.

Türkiye de bu gelişmelerden nasibini alacaktı. ABD emperyalizminin boyunduruğunda yaşanan yoksulluk baskıcı düzenle birleşince, başta gençlik sonra öteki duyarlı toplumsal katmanlar alev alacak, giderek yangına dönüşecekti.

Gençliğin dillendirdiği demokratik ve akademik isteklere kulaklarını tıkayan basiretsiz üniversite yöneticileri ve iktidarını zor kullanarak sürdürebileceğini zanneden Demokrat Parti hükümeti çok geçmeden acı gerçekle kucaklaşacaktı.

Balcıgil’in yeni kitabı Avuçlarımda Hâlâ Sıcaklığın Var tam da bunu, 68 Kuşağı’nın büyü mücadelesini ve dramını anlatıyor. Bu arada, söz konusu kuşağın hangi kuşaklar zincirinin nasıl bir halkası olduğuna dikkat çekiliyor. En önemlisiyse, Türkiye’nin bugününe damgasını vuran siyasal düzenin, daha o yıllardan, kimler eliyle ve nasıl oluşturulduğu gözler önüne seriliyor. 68’den 71’e kadar yaşanan büyük alt üst oluşu kuyumcu titizliğiyle, tarihi gerçeklerden taviz vermeden işleyen Balcıgil, dönemi hatırlayan ya da içinde yaşamış olanların anılarını tazeliyor. Daha genç kuşaklar içinse, hazine niteliğinde bir başvuru kaynağı sunuyor.

Etiketler

Yorum Yaz

Your email address will not be published. Required fields are marked *