YÜKLENİYOR

Ara

Hayatının direksiyonunu duygulara teslim edenlerin gerçek hikayesi

Paylaş

Aşk, sevgi, korku, öfke, üzüntü… Duyguları hissetmek hayatı renkli ve zengin kılıyor ama onların bağımlısı olmamak koşuluyla. Psikoloji yüksek lisansı da yapmış olan Biyolog, Regresyon, Bilinçaltı ve Kişisel Gelişim Uzmanı Buket Elbeyoğlu, hikâye tarzında yazdığı “Duygulara Teslim Ol-Ma” isimli kitabında, hayatlarının direksiyonunu duygulara teslim eden altı kişinin gerçek yaşamını anlatıyor.

Öfkenin yıkıcı gücü, üzüntünün hastalığa evrilişi, mutluluğun insanı kelebeğe, sevginin meleğe, aşkınsa deliye nasıl çevirdiğinin yanı sıra hayatımıza yeni giren koronavirüsün yarattığı korkunun etkileri de yine bu kitapta yerini alıyor.

Dünyanın neresinde, hangi sosyokültürel ya da ekonomik koşullarda olursak olalım bütün duyguları hepimiz illa ki deneyimliyoruz. Bazen üzüntü okyanusunda en derinlere dalarak vurgun yiyor, bazen sevgi, aşk ve mutluluktan Nirvana’ya ulaşıyoruz. Öfkenin yıkıcı gücünü,
üzüntünün hastalığa evrilişini, korkunun hayatı mahvedişini insanlık ve duygular var olduğundan beri deneyimliyoruz. Mutluluğun insanı kelebeğe, sevginin meleğe, aşkınsa deliye çevirme potansiyelini biliyoruz.

Duyguları hissetmek hayatımızı renkli ve zengin kılıyor ama şüphesiz ki kendimizi duygularımıza ve bilinçaltımıza tamamen teslim etmediğimiz sürece. Psikoloji yüksek lisansı da yapmış olan Biyolog, Regresyon, Bilinçaltı ve Kişisel Gelişim Uzmanı Buket Elbeyoğlu, “Duygulara Teslim Ol-Ma” kitabında duyguların; aşkın, sevginin, korkunun, öfkenin, üzüntünün ve son dönemde hayatımıza giren koronavirüs endişesinin insan hayatında neler yapabileceğini, fiziksel ve ruhsal etkilerini -mekân ve isim değişikliği yaparak- altı kişinin gerçek yaşam hikâyesi eşliğinde anlatıyor. Her duygu durumuyla ilgili bilimsel açıklamaları da paylaşıyor.

Birer haberci olan duygularımızla empatik bir iletişim kurabilirsek doyumlu, bilinçli ve anlamlı bir hayatı var edebilmek için ihtiyaç duyduğumuz enerjiye ve bilgiye sahip olabileceğimizi söyleyen Buket Elbeyoğlu, “Tüm duygulara saygıyla yaklaşmalı, gösterdiği adresleri
önemsemeliyiz. Bastırarak onların karşısında durmamayı ya da uygunsuz dışa vurumla onlarla çatışmamayı öğrenmeliyiz. Bastırılmış ve biriktirilmiş duygular, vücudumuzda hapis kalır ve yaşam enerjimizi düşürerek birçok duygusal veya fiziksel rahatsızlığa, özgüven
eksikliği, bir sorunun tekrar tekrar karşımıza çıkması, bağımlılık, yeme bozukluğu gibi sorunlara neden olur” açıklamasında bulunuyor.

Buket Elbeyoğlu, şöyle devam ediyor: “Hikâyelerini aktardığım altı danışanım tabii ki tüm duyguları deneyimlemişti ama en yoğun hissettikleri duyguya hayatlarının direksiyonunu teslim etmişti. Onların yaşadıklarını okurken bazen üzüntüden gözyaşlarına boğulacak, bazen kahkahalarla gülecek ya da öfkeden delirecek, bazen de korkudan titreyecek veya sevgiyi tüm hücrelerinizde hissedecek, koronavirüs endişemize kadar bütün duyguları deneyimleyeceksiniz.”

Etiketler

Yorum Yaz

Your email address will not be published. Required fields are marked *