YÜKLENİYOR

Ara

Paylaş

Sayılar bilindiği üzere sadece matematikte değil, günlük hayatta da sürekli karşımıza çıkıyor. Saate baktığımızda, alışveriş yaptığımızda ve hatta dinlediğimiz müziğin notalarında dahi çeşitli anlamları barındıran sayılarla çoğu zaman karşı karşıya kalmıyor muyuz?

Antik Yunanlılar’dan itibaren bu konu üzerine yoğunlaşan amatör ve profesyonel bilimcilerin sayısı da oldukça fazla. Kimisi sayılar üzerine anlamlar yüklerken kimisi de sayıların açıklanamamış bir mesaj taşıdığını düşünürler çoğunlukla. Öyle ki aralarında işi asal sayılar üzerine film çekmeye götürenler bile var. Dolayısıyla son zamanlarda gösterime giren birçok filmin başında yer alan sayılar bu durumu net bir şekilde gözler önüne sermektedir.

Kimisi gerilim, kimisi macera kimisi ise bambaşka türde ele alınan filmlerde kullanılan bu sayıların psikolojik açıdan insanı etkilemesinden dolayı mıdır bilinmez bu tarz filmlerin izleyiciler açısından son derece ilgiyle karşılandığı da yadsınamaz gerçeklerden bir tanesidir.

Özellikle son zamanlarda sinema tarihinde ele alınan ve gösterime girdiği süreç içerisinde adından sıkça söz ettiren filmler ve işte onlara ilham olan sayılara gelin birlikte göz atalım.

8 Kadın / 8 Femmes

8 Kadın adlı film 1950’li yıllarda Fransa’da yaşanan bir cinayet sonrasında yaşanan olayları odağına yerleştiriyor. Karlarla kaplı tenha bir bölgede bulunan malikanede varlıklı bir aile Noeli kutlamak üzere toplanmıştır. Fakat kutlamalar gerçekleşmeyecektir çünkü ailenin sevilen reisi öldürülmüştür. Katil, evde bulunan ve öldürülen adamın hayatındaki en yakın 8 kadından başkası olamaz. Katil belki güçlü karakterli karısı, belki evde kalmış görümcesi, belki cimri kayınvalidesi, belki de saygısız hizmetçi veya sadık yardımcılarından birisidir. 8 Kadın… Hepsi şüpheli! Hepsinin bir nedeni var ve her şeyden önemlisi de hepsinin bir sırrı var. İçlerinden bir tanesi suçlu ama acaba hangisi?

12 Maymun / 12 Monkeys

Terry Gilliam’dan bilimkurgu tarihindeki yerini büyük harflerle alan bir film. Bruce Willis ve Brad Pitt’in böyle bir filmde bir araya gelmesi ise tadından yenmez bir güzellik olsa gerek. 1997 yılında ortaya çıkan bir virüs, 5 milyar insanın ölümüne yol açar. Çok az sayıda insan, yer altına çekilip virüsten korunmayı başarır. Kurtulanlar, çözüm bulabilmek için bir zaman makinesi geliştirirler ve henüz test aşamasında olan bu cihazı kullanmak üzere de mahkumlardan James Cole’u seçerler.

Cole, ilk denemesinde yanlış bir tarihe gider. İkinci denemesinde ise kendisini 1990’da bir akıl hastanesinde bulur. Burada psikiyatrist Kathryn Railly ve çılgın oda arkadaşı Jeffrey Goines ile tanışır. Goines’un virüsün yayılmasında kilit rol oynadığından şüphelenen Cole, tekrar zaman yolculuğu yaparak birkaç yıl ileri gider. Ona inanmaya başlayan Dr. Railly’nin de yardımıyla Goines’un bu virüsü yaymasını engellemeye çalışan Cole, kendisini karmaşık olayların içinde bulur.

13. Savaşçı / The 13th Warrior

Hollywood’un en fazla başvurduğu yazarlardan birisi olan Michael Crichton’un “Easters of The Dead” isimli romanından beyazperdeye uyarlanan film Ahmed Ibn Fahdlan isimli savaşçının hikayesini anlatıyor. Ahmet Ibn Fahdlan, yaşadığı 10. yy. uygarlığının en önemli konumdaki birkaç adamından biridir. Oldukça saygıdeğer ve korkulan bir insandır. Bir gün bir kadınla olan ilişkisi ortaya çıkınca Ahmet’in tüm geçmişi bir anda silinir. Ülkesinden sürülerek özel bir göreve atanır. Artık Ahmet’in hayatı değişmiştir. Gittiği yerde kendisiyle konuşmak isteyen askerleri dinler. Onların anlattıklarına göre 13. bir savaşçı aralarına katılmazsa yenilecektirler. Ahmet Ibn Fahdlan’ın seçilmiş kişi olduğuna inanmaktadırlar. Başta buna sıcak bakmayan Ahmet, bir süre sonra onlara katılacaktır. 

13 / 13 Tzameti

Sebastian Fransa’ya göç etmiş Gürcü bir ailenin oğludur. Ara sıra bulduğu ufak tefek işlerden para kazanır. Çatısını onardığı evin sahibinin ölümüyle parasını alamayacağını öğrenir ve evde tanık olduğu konuşmalardan önemli olduğunu anladığı bir zarfı da alarak evden ayrılır. Sebastian zarftaki direktifleri izleyerek ne olduğu hakkında en ufak bir fikri olmadığı küçük bir macera yaşayabileceğini düşünmektedir. Fakat sonunda önüne çıkan hiç hayal edemeyeceği tüyler ürpertici bir yerdir.

15 Dakika / 15 Minutes

Andy Warhol’un bu sözünden ilhamla isimlendirilen yapımda, başarılı bir cinayet masası dedektifi ile bir itfaiye şefinin, Doğu Avrupa’dan gelme iki caniye karşı New York şehri sokaklarında giriştiği mücadele konu ediliyor. Suçlular, Amerikan medyasına malzeme olan konuların nasıl çarpıtılabildiğini keşfedince, kendilerini mazlum konumunda lanse etmeyi de başarıyor. Bu noktada, habercileri iyi tanıyan Eddie Flemming’in, yeni ortağına öğretmesi gereken yeni şeyler de çıkıyor ortaya…

21

Amerika’nın en prestijli eğitim kurumlarından biri olan MIT’de okuyan Ben Campbell’in gözü daha da yükseklerdedir. Tek düşü Harvard Tıp Fakültesi’nde okumaktır. Okul parasını elde etmek için bursa başvurur, bir yandan da eğitimi için kenara para atar. Bir gün derste öğretmeni Micky Rosa’nın dikkatini çekince, onun 21 takımına girmeye hak kazanır. Altı kişilik öğrenci takımı kart sayımı konusunda uzmanlaştırılmıştır ve bu becerilerini kötüye kullanmaya başlamışlardır. Las Vegas’ın kumarhanelerinde milyonlar kazanmaya başlarlar.

21 Gram / 21 Grams

Film, adına “rastlantı” diyerek, büyüsü karşısındaki yetersizliğimizi kolladığımız evrensel bir güç aracılığı ile üç kişinin, yollarını kesiştiren bir trafik kazasını konu alıyor. Paul Rivers, eşini seven ve hayatta kalmak için kalp nakline bel bağlamış, ağır hasta bir matematik profesörüdür. Christina Peck, bir zamanlar uyuşturucuyu da çare arayışlarına dâhil ettiği mutsuzluğunu ardında bırakmış, iki kız çocuk annesi bir ev kadınıdır. Jack Jordan ise türlü kirli işlere bulaşmış, sonrasında eşi ve çocuklarına sahip çıkarak, mutluluğu dini inanışta bulmuş, eski bir sabıkalıdır. 21 Gram filmi, kahramanlarını, ardı arkasına eklenen rastlantılarla, sevgi, sadakat, cesaret, tutku ve suçluluk gibi duygularla yüzleştirirken, “şans” denen şeyin hayatları, telafisi mümkün olmayan biçimde nasıl değiştirebildiğini gözler önüne sermektedir.

The Number 23 / 23 Numara

23 sayısını koyu bir saplantı hâline getiren Walter Sparrow, bir zamanlar ideal olan hayatını gerek kendisinin gerekse sevdiklerinin ölümüne yol açabilecek bir psikolojik işkence cehennemine dönüştürür. Walter bir türlü elinden bırakamadığı 23 Numara adlı gizemli romanın etkisiyle, karısı Agatha ve ergenlik çağındaki oğlu Robin’le geleceğine devam edebilmek için geçmişindeki sırların kapısını açmaya mecbur kalır. 

25. Saat / 25th Hour

Monty Brogan, tüm hayatını muhtelif suçların içerisinde debelenerek harcamıştır. Ancak artık kaçacak gücü kalmamış ve aynasızlar karşısında yenilmiştir. Tam yedi yıllık bir cezaya çarptırılmıştır. Artık hapse girmeden önce, dışarıdaki hayatında ise sadece yirmi dört saati kalmıştır. Bu kısa süreyi en yakın arkadaşlarıyla ve sevdiği kadınla, son derece sıradan bir günmüş gibi geçirmeye karar verir. Ancak vakit ilerledikçe Brogan’ın hayatındaki sürprizler birer birer patlamaya devam edeceklerdir.

28 Gün Sonra / 28 Days Later

İngiltere’de bulunan bir araştırma laboratuvarından yayılan ve kan yoluyla bulaşıp etkisini saniyeler içinde gösteren bir virüs, ülkeyi tehdit etmeye başlar. Bunun için mücadele eden insanlar virüsle birlikte hastalığın etkisi altına giren insanlarla da mücadele etmek zorunda kalırlar. Askerlerin yönetimindeki bir sığınağa ulaştıktan sonra ise hiç ummadıkları sorunlarla karşılaşmaya başlarlar.

28 Hafta Sonra / 28 Weeks Later

28 Gün Sonra’nın devam niteliğini taşıyan filmde, Rage virüsünün Britanya adalarına yayılmasından altı ay sonra, Amerika ordusu düzeni yeniden sağlamış ve karantina altındaki bölgelere insanları tekrar yerleştirmeye başlamıştır. Ülke tekrar inşa edilirken, yurtlarına dönen bir mülteci aile tekrar bir araya gelmenin sevinci içindedir. Fakat içlerinden birisi korkunç bir sır saklamaktadır. Çünkü içlerinden biri hala Rage virüsünü taşımaktadır.

30 Gün Gece / 30 Days of Night

Alaska’nın ücra bir köşesindeki Barrow kasabası her kış, 30 gün boyunca zifiri karanlığa gömülür. Çoğu kasaba sakini de güneye yöneldiği için hüzünlü bir dönemdir bu. Ancak o kış ortaya gizemli bir grup çıkar. Bu grup, kasabada kalan insanlarla beslenmek için son bulmayan bu karanlıktan faydalanmayı beklemektedir.

88 Dakika / 88 Minutes

Seattle’da başarılı bir adli tıp psikiyatristi olan ve aynı zamanda da üniversite profesörü Jack Gram, bir seri katil ile ilgilenmektedir. Jon Foster’ın işlediği suçlardan ötürü ölüme mahkum edilmesi istenir. Jack de onun, juri karşısında bu mahkumiyeti hak edip etmemesi üzerine söz sahibi olarak yer alır. Jon Foster, kendisinden sorumlu psikaytristi, kendisi ile ilgili manipülasyona başvurmakla suçlamaktadır. Jon’un cezasının infazından önce önemli bir telefon alır Jack. Söz konusu cinayeti aydınlığa kavuşturması için 88 dakikası kalmıştır.

300

Zack Snyder imzalı görsel bir başyapıt… Frank Miller’ın grafik romanından uyarlanan 300, M.Ö 480 yılında geçen Thermapylae savaşını konu alıyor. Filmde Sparta Kralı’nın ordusu ile Pers ordusu arasında başlayan savaş tüm Yunanistan’ın Persler’e karşı birlik olmasını sağlar. Sparta Kralı Leonidas ve emrindeki 300 Spartalının Pers Kralı Xerxes’in büyük ordusuna karşı duruşu başta ölümüne bir savaştır. Ancak bu durum dünyada ilk demokrasinin kuruluşuna da yardımcı olacaktır.

Fahrenheit 451

Kitapların ve her türlü yazılı belgenin yasak olduğu bir toplum olabilir mi? Ray Bradbury’nin karamsar bir gelecek kurguladığı öyküsünden François Truffaut tarafından sinemaya uyarlanan Fahrenheit 451, işte böyle bir toplumu anlatıyor.

9,5 Hafta / Nine 1/2 Weeks

Elizabeth, New York’taki bir sanat galerisinde hayatını kazanmaktadır. Bir gün esrarengiz bir adam olan John tarafından baştan çıkarılır. Zaten gerçek aşkın arayışındadır ve bu adamın çekiciliği onu kendisine doğru çekmektedir. Bu tutkulu ilişki dokuz buçuk hafta boyunca sürecek ve Elizabeth’in cinsel dünyasına yeni bir tuğla ekleyecektir.

60 Saniye / Gone in Sixty Seconds

Randall Raines, uzun zamandır suça bulaşmamış olan eski ve önemli bir araba hırsızıdır. Bir gün kendisini ziyarete gelen bir arkadaşı ondan kardeşinin hayatını kurtarmak için yardım ister. Randall, o an, hiç istemiyor olsa da eski işine geri dönmek zorunda olduğunu fark eder. Tek bir gecede elli adet araba kalmak zorundadır. Randall ‘Memphis’ Raines, eski ününü sürdürebilmek için bu zorlu görevin üstesinden gelmeye çabalayacaktır.

Beş Kere İki / 5×2

Fransız çift Marion ve Gilles’in aşklarının sonu da başlangıcı da hayatlarındaki beş dönüm noktası ile şekillenir. Film beş yıllık bir ilişkiyi sondan başa doğru, beş ayrı zaman dilimi ile anlatır. Bir : Boşanırlar ve son kez aşkla sevişirler. İki : İlişkilerinin sarsılması ile Gilles’in eşcinsel kardeşi Christopher ve onun genç partneri ile akşam yemeğine çıkarlar. Masada bir sadakatsizlik yaşanır. Üç : Marion’un sorunlu hamileliği ve prematüre doğan oğulları Nicolas geldiğinde Gilles’in orada değildir. Dört : Düğünlerinde Marion, otelde tanımadıkları bir misafir ile ihanete teşebbüs eder. Beş : Bir İtalyan tatil yerinde tanışıp ilişkiye başlarlar.

127 Saat / 127 Hours 

Dağcı Aron Ralston’un başından geçenlerin gerçek hikayesi… Genç bir dağcı olan Aron, Utah yakınlarında büyük bir kaya parçasının arasına sıkışır. 5 gün boyunca kolu kayaya sıkılmış, susuz ve aç kalan Aaron, arkadaşlarını, sevgilisini, ailesini ve yolda kazadan tam önce karşılaştığı iki dağcı kızı hatırlamaktadır. 5 gün boyunca yaralı halde sıkışıp kalma hali ve içsel sorunlarıyla karşılaşmak zorunda kalan Aaron aynı zamanda cesareti ve kendisini metrelerce derinlikteki bu beladan kurtarmaya yarayacak tüm yönleriyle de yüzleşir. Hayatı için bir çeşit tuzağa dönüşen bu olayda Aron, soğukkanlı olması gereken şoke edici bir çözüm yolu bulur.

Yedi Yaşam / Seven Pounds 

Ben Thomas, geçmişindeki bazı hatalardan dolayı suçluluk duyan, intiharı düşünecek kadar depresif bir insandır. Kafasında devamlı intihar düşüncesinin dolaştığı Ben, hayatına giren tamamen yabancı 7 kişi vesilesiyle kefaretini ödeme şansını yakalayacak; bu sırada kalp hastalığı olan Emily’de aşkı bulacaktır.

Yedi / Se7en

Yedi, seri cinayetler işleyen bir katilin peşine düşen iki polis dedektifinin hikayesini anlatıyor. Bir seri katil 7 ölümcül günahı işleyenleri kendi yöntemleriyle öldürmektedir. Yedi Ölümcül Günah, Hıristiyanlık inançlarına göre Kibir, Açgözlülük, Şehvet Düşkünlüğü, Kıskançlık, Oburluk, Yıkıcılık ve Tembellik’tir. İki polis dedektifi bu seri katilin peşindedir.

12 Öfkeli Adam / 12 Angry Men

12 Öfkeli Adam, cinayetle suçlanan bir genç ile ilgili karar vermekle yükümlü 12 jüri üyesinin karar verme sürecini konu ediyor. Latin Amerikalı bir genç adam, babasını öldürdüğü gerekçesiyle cinayetle suçlanır. Sanığın kaybettiğini söylediği bir bıçak ise cinayetin işlendiği odada bulunmuştur, gencin mahkemeye sunduğu savunma zayıftır ve olan biteni duyduklarını söyleyen pek çok tanık vardır. Sanık suçlu bulunduğu taktirde idama mahkum edilecektir. Jüri sonuçları pek de şaşırtıcı değildir: 12 jüri üyesinden sadece sekiz numaralı jüri üyesi Davis ‘suçsuz’ hükmü yönünde oy vermiştir. Davis’in jüri üyelerini ikna etmeye çalışması esnasında her jüri üyesinin ‘suçlu’ kararı vermesinin arkasında ise, aralarında yabancı düşmanlığı, kanuna aşırı güven, çoğunluğa uyma, geçmişle hesaplaşma gibi farklı kişisel sebepler olduğu ortaya çıkacaktır.

Etiketler

Yorum Yaz

Your email address will not be published. Required fields are marked *