YÜKLENİYOR

Ara

Paylaş

Duyduk duymadık demeyin! Kültür Sanat ve Yaşam Portalı İkiçaybiriaçık’ın zengin içerikleriyle artık youtube kanalında da sizlerle birlikte olacak. Uzun bir aradan sonra hazırladığımız ilk videomuzu buradan izleyebilirsiniz.

Edinburgh Dükü Prens Philip, hayatını kaybettiğinde takvim yaprakları 9 Nisan 2021’i gösteriyordu. Prens Philip, ölümünden yaklaşık 10 gün sonra düzenlenen cenaze töreninin ardından toprağa verildi. Bu haber basına yansıdığında tüm başlıklar Prens Philip’ten ziyade Kraliçe 2. Elizabeth’in üzerinden vurgu yapmış ve  Prens Philip’in yaşamını yitirdiğini söylemişti.

“Kraliçe 2. Elizabeth’in eşi Prens Philip yaşamını yitirdi”

O neredeyse bir asırlık ömrünün tam 73 yılını İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth’in eşi olarak geçirdi. Prens Philip, evlilikleri süresince her zaman eşinin iki adım gerisinde yürüdü. Peki siz bu ayrıntıyı nereden biliyorsunuz diye soruyorsanız da eğer hemen söyleyelim. Elbette Netflix’in büyük ses getiren The Crown isimli dizisi dememiz yeterli olacaktır herhalde.

Dizi, II. Dünya Savaşı’ndan sonra bir kadının hayatındaki zorlu mücadelesini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor diyebiliriz. Savaş sırasında İngiltere büyük bir yıkımla karşılaşır. Siyasi karışıklık devam ederken de tahta genç bir kadın çıkar. II. Elizabeth… Ve o günden sonra İngiltere için yepyeni bir dönem de başlamış olur.

Dile kolay! İngiltere tarihinin en uzun süre tahtta kalan hükümdarı ünvanını elinde bulunduran 2. Elizabeth’ten bahsediyoruz. O, şüphesiz güçlü bir kadın. Dünya sahnesinde önemli bir figür olması da cabası.

Alınan kararlarda, basılan paralarda veya dünya sahnesindeki önemini göz önünde bulundurduğumuzda Olivia Colman’ın yaptığı bir röportajda kraliçe için söylediği o söylem sizce de gerçek olabilir mi?

O zaman bir kez de biz soralım? Sizce Kraliçe 2. Elizabeth feminist mi?

Feminizm, kökeni Latinceden gelen femina kelimesinden türemiştir. Femina, Latince’de kadın demektir. Bu kelimeden türeyen feminizm kavramı ise eşitliği ve toplumsal gruplar arasındaki farklılıkların yok edilmesini savunur. Çünkü Feminizmin temeli kadın özgürlüğüne dayanmaktadır

Kraliçe 2. Elizabeth ve ailesinin hayatını konu alan Netflix yapımı The Crown dizisinde 2. Elizabeth’i canlandıran ve bu rolüyle 2020 Altın Küre Ödülleri’nde Drama TV dalında En İyi Kadın Oyuncu seçilen Colman, Kasım 2019’da Radio Times’a verdiği söyleşide hatırlarsanız Elizabeth’i en büyük feminist ilan etmişti. Çünkü Colman’a göre;

Eve ekmek götüren oydu.
Madeni paraların ve banknotların üzerinde onun fotoğrafı vardı.
Prens Philip bile onun arkasında yürümek zorundaydı.
İkinci Dünya Savaşı sırasında araba tamir etmiş ve Suudi kralını da arabayla kendisi dolaştırmıştı.
Sizce bu unsurlar bir kişinin feminist olmasını sağlamaya yeter mi? Bizce tartışılır.

Peki Kraliçe 2. Elizabeth feminist midir? Elbette bunu sorgulamak da hiç kimsenin olmadığı gibi bizimde haddimize değildir.

Herkesin çok iyi bildiği gibi feminizm ezme ve ezilme ilişkisi olan ataerkil düzene karşı mücadele eder. Dolayısıyla bu düzene dahil olan her şeye de karşıdır. Çünkü feminizm yalnızca bir adalet arayışıdır.

Cinsiyet eşitsizliği toplumun gelişmesine rağmen toplumu kirletmeye devam eden sorunlarında da başında gelmektedir. İşte tarihin en büyük ve en ünlü feministleri…

Mary Wollstonecraft

Toplumsal cinsiyet eşitliği için sesini yükselten İngiliz yazar Mary Wollstonecraft, Kadın hakları ve kadın mücadelesi fikirlerini sorgulayarak feminist literatürde önemli bir statü kazanmıştır.

Amelia Bloomer

Ameirika doğumlu feminizmin ünlü savunucusu Amelia Jenks Bloomer, okul eğitimi eksik olmasına rağmen kocasının gazetesinde kadın haklarıyla ilgili yazılar yayınladı. Bloomer daha sonraki yıllarda ise Lily adında kendi feminist gazetesini yayınlamaya başladı. Kıyafet devrimlerinin destekçisi oldu, muhafazarlığıa karşı savaştı ve yıllarca bloomers olarak anıldı.

Simone de Beauvoir

Modern fenizmin önemli bir figürü olan Beauvoir, ataerkil sistemi eleştirdi.

Alice Paul

İngiltere de öğretim gördüğü yıllarda Alice Paul, kadınların oy hakkını savunan hareketin de aktif üyelerinden biriydi. İlerleyen yıllarda kadınların oy kullanma hakkını kazanmasında önemli bir rol üstlendi.

Lucy Stone

Lucy Stone evlendikten sonra kızlık soyadını korumak için hukuksal mücadele verdi. Konuşmaları Susan B. Anthony dahil olmak üzere kadın hakları için mücadele eden birçok kişinin ilgisini çekti.

Betty Friedan

Eylemci ve yazar Betty Friedan Ameika’da feminist hareketin önde gelen isimlerinden biriydi. 1963 yılında yayınlanan kitabı Kadınsı Mistik, en çok satan kitaplar arasında yerini alarak kadın hakları hareketine de diriliş getirdi. Birçok kuruluşta çalışmalara yapan Friedan kadın hareketinin güçlendirilmesi ve cinsiyet eşitliğini savunan kitaplar yazmaya devam etti.

Sojourner Truth 

Truth ırk ayrımcılığı ve cinsiyet eşitsizliğine karşı savaşçı oldu. O köle olarak doğdu ve kadın ve kölelerin hakları için mücadele verdi.1836 yılında köle olarak satılan oğlu için hukuksal mücadele verdi ve Amerika birleşik devletlerinde bir dava kazanan ilk afrika kökenli Amerikalı kadın oldu.

Susan B.Anthony

Amerikalı kadınların oy hakkını savunan hareketin ve kölelik karşıtı hareketin önde gelen liderlerinden biri olan Susan B. Anthony ülke çapında konuyla ilgili çok sayıda kampanya ve konferanslar düzenledi. Kadın oy tarihi üzerine 3 ciltlik kitap yazdı.

Elizabeth Stanton

Elizabeth Stanton Amerika’da erken feminist hareket içinde önde gelen isimlerden biriydi. 80 yaşına kadar ulusal kadın oy birliği başkanı olarak görev yapmıştır.

Tarihe damgasını vurmuş ünlü feministlere izninizle biz de ülkemizden bir isimle küçük bir ekleme yapmak istiyoruz.

Duygu Asena

Uzun bir dönem popüler basında feminizm denince akla gelen ilk isim olan Duygu Asena, 19 Nisan 1946’da İstanbul’da doğdu. Duygu Asena’nın 1987 yılında basılan ilk kitabı Kadının Adı Yok bir yıl içinde 40 baskı yaparak Türkiye’de satış rekoru kırdı. Bu kitap, Birçok kadının feminist olmasını sağladı ve Kadınların hayatlarını değiştirmeleri için cesaret verdi.

Şimdi bir kez daha soruyoruz. Sizce 2. Elizabeth, Colman’ın dediği gibi gerçekten feminist midir? Yoksa gücü elinde tutan otoriter bir kadın mı?

Etiketler

Yorum Yaz

Your email address will not be published. Required fields are marked *