YÜKLENİYOR

Ara

Paylaş

‘İnsan, insanın kurdudur.” Ve kurtların nezaketle pek işi olmaz. Onlar açlıklarını gidermek ve güçlerini korumak için hiçbir şeyden çekinmezler. Günlük hayatta da pek çok farklı biçimde karşımıza çıkar bu kurtlar; bazen bir eş, bazen bir amir, bazen de dediğim dedik bir anne olarak…

İlk romanı ‘İkinci Hayatın Tek Bir Hayatın Olduğunu Anladığında Başlar’ ile çok sevdiği bir temaya kendini adayan Raphaëlle Giordano, Epsilon Yayınları’ndan çıkan ikinci kitabı ‘Mutluluk Sen Hayatını Değiştirince Gelir’ de ise kurtlarla dolu bir hayatla başa çıkmaya çalışan bir kadının hikayesini anlatıyor.

Romane Gardener otuzlu yaşlarında, Paris’te yaşayan, hayata bağlı bir kadındı. Geçmişinde birkaç kişi tarafından ruhu âdeta tüketildikten sonra kendini insan davranış bilimi ve gelişimine adayarak Davranış Akademisi’ni kurdu. Burada “tüketme” özelliklerine -benmerkezcilik, karşıdakini dinlememe, öfke problemi, güç tutkunluğu, empati ve saygıdan yoksunluk vb.- sahip kişilere sonunda zehirli davranışlarından arınacakları, mutluluğu bulacakları, ilişkilerini düzeltecekleri bir program sunuyordu. 

Davranış Akademisi’ne başvuran yeni grupta ilginç kişiler vardı ve Romane onları tüketme davranışlarından arındırmak için sabırsızlanıyordu. Ancak gruptan biri, genç kadın için âdeta bir meydan okumaydı: Yakışıklı, egoist, zengin ve çekici bir işadamı olan Maximillien Vogue. Romane’ın bu kendini beğenmiş işadamını yola getirmek için bir hayli uğraşması gerekiyordu ancak ikili arasındaki müthiş çekim, işleri hiç de kolaylaştırmayacaktı. 

Etiketler

Yorum Yaz

Your email address will not be published. Required fields are marked *