YÜKLENİYOR

Ara

Saraylar Köyü’nü Keşfetmeye Hazır mısınız?

Paylaş

Yorucu geçen bir yolculuğun ardından, denizin kıyıya vuran dalgalarının ninni gibi geldiği bir yaz akşamında uyuya kalmışım. Gözlerimi açtığımda hiç bilmediğim bir yerdeydim. Yanımdaki sesle irkiliverdim. Oldukça iri ve uzun bir adam bana “Prokonnesos kentine hoş geldin” diyordu.

“Prokonnesos mu? Orası da neresi, biz neredeyiz, siz kimsiniz?” sorularını sıralayıvermiştim bir çırpıda.

Yanımda duran dev adam sabırla sorularıma cevap veriyordu. “Antik Çağ dönemindesin çocuk. Adımızı daha önce duyduğunu sanmıyorum. Yolunu kaybettiğin de çok belli zaten. Her nereden geliyorsan taa Miletoslulara kadar gelmeyi başardın, haberin olsun.”

Ben hala Miletos, Prokonnesos diyerek kendi kendime mırıldanıyordum. Ama nasıl? Nasıl olur da o kadar yolu hiçbir engele takılmadan bir çırpıda geçip buraya kadar gelebilmiştim? Paralel evren dedikleri şey bu muydu yoksa? Yok, yok ihtimal vermem. Bunun adı bambaşka bir şeydi çünkü. Büyükçe bir mermer parçasının üzerinde yanıma oturmuştu büyük dev adam. Hiç beklenmeyecek duygusallıkla “Bu kent bir deniz ticaret kolonisi olarak kuruldu”, demişti. Adaya ismini veren de işte bu kolonidir.

O sırada sanki bir şey olmuştu. Sahneler değişmiş, oyuna yeni karakterler eklenmişti. Kalın bacaklarını saran toprak rengi deri şortuyla başka bir adam elindeki kılıcını savurarak bana doğru geliyordu. Boynunda büyükçe bir haç vardı. “Biz” dedi, “biz Hristiyanlar, Romalılar tarafından buraya sürgüne gönderildik.”

Saraylar Köyü

Görüntüler akıp giderken, sesler birbirine karıştı. Artık bir şey duyulmuyordu. Gözlerimi açtığımda gün yeni ışımaya başlamıştı. Hiç bilmezdim ki rüyamda anlattığım bu dev adamlarla Marmara Adası’na bağlı Saraylar Beldesi’ndeki açık hava müzesinde karşılaşacağımı. Oysa ki onlar tüm haşmetiyle yalnızlığa terkedilmiş açık hava müzesinde beni bekliyorlardı.

Türkiye’nin çoğu yöreleri gibi Marmara Adası da açıkçası buram buram tarih kokan yerlerden birisi. Ada üzerindeki az da olsa tarihsel kalıntılar ve çeşitli arşiv belgeleri bu adanın geçen yüzyıllar boyunca çeşitli ulus ve kültürleri bağrında barındırdığını da ortaya koyuyor. Tarihsel ve ilahi bir yazgıyla ve yine kendilerine ayrılmış zaman dilimleri içerisinde kimler gelip, kimler geçmemiş ki bu adadan! Yunanlılar, Bizanslılar ve nihayetinde çeşitli Türk soyları…

Sadece adanın ismi üzerinde yapılan çok küçük bir araştırma bile ada üzerinden gelmiş geçmiş ulus ve kültürler hakkında bizlere geniş bilgiler veriyor. Yunanca ‘Geyik Adası’ anlamına gelen Elafonesos, MÖ 6. Yüzyılın sonuna doğru Prokonnesos adını almış. Ardından Bizanslıların gelmesiyle burasının isminde de doğal olarak değişiklikler oluşmuş. Proikos/Deyiz kökünden türeyerek Proikonnisos’a oradan da Palatia’ya dönüşmüş. En sonunda da Saraylar olarak nam salmış.

Bir rivayete göre Bizans İmparatoru’nun kızı amansız bir hastalığa yakalanır. Hükümdar kızını hava değişikliği için Marmara Denizi kıyılarında bir geziye götürür. Açık denizde büyük bir fırtınaya yakalanırlar ve Proconnesos’a sığınırlar. Bir süre havanın sakinleşmesini beklerler. Adanın havası, beslenme koşulları imparatorun kızına çok iyi gelir. Öyle ki kızının amansız denen hastalığının iyileştiğini gören imparator mutlu olur. Geri dönerler ama burayı da asla unutmazlar. Bir süre sonra da buraya büyük bir saray yaptırırlar. İşte Bizans imparatorunun kızı için yaptırdığı bu saraydan dolayı o tarihten sonra burası Palatia diye anılır. Açıkçası Saraylar Köyü’ne mermer ihracatı için bir liman ve mendirek yapımı sırasında köyün batısındaki vadi de, Roma çağına ait bir nekropolis yani mezarlığın ortaya çıkmasıyla başlayan çalışmalar Dr. Asgari ve Nur Nirven’in harekete geçmesini sağlamış.

Saraylar Köyü

Nitekim burada araştırmalar yapan Dr. Asgari, özrü dolayısıyla işlenmesi yarım kalmış ve ocak içinde terk edilmiş birçok antik eseri toplayarak Saraylar Köyü’ndeki tarihi mermer işçiliğini gösteren bir Açıkhava müzesi kurarak, tarihi kalıntıları bir arada toplamış. Öyle ki bu belde içindeki birçok yerde mermer heykeller selamlar sizi. Sözkonusu heykellerin yerel yönetimlerle güzel sanatlar fakültelerinin ortaklaşa çalışması sonucunda üretildiğini de ayrıca belirtelim.

İşte böyle bir yer Türkiye’nin mermer cenneti olan Saraylar Köyü…

Ola ki yeni yerler keşfetmekten hoşlanıyorsanız çoğu kişinin halihazırda hala bilmediği bu şirin beldeye yaz bitmeden mutlaka gitmenizi öneririz.

Saraylar Köyü Nerede?
Bizans Dönemi’nden bu yana yerleşim yeri olarak kullanılan Saraylar Köyü, Balıkesir’e bağlı Marmara Adası üzerinde yer alan küçük bir beldedir.

Nasıl Gidilir?
Marmara Adası, Saraylar köyüne ulaşmak için öncelikle Marmara Adası’na ulaşmanız gerekir. Marmara Adası’na her gün düzenli olarak sefer yapan feribotlarla İstanbul Bostancı ve Yenikapı’dan ulaşabilirsiniz. Marmara Adası’na ulaştıktan sonra özel aracınızla ya da otobüsle Saraylar Köyü’ne ulaşabilirsiniz.

Etiketler

Yorum Yaz

Your email address will not be published. Required fields are marked *