YÜKLENİYOR

Ara

Yaşam Tarzınızı Değiştirerek Reflüyü Kontrol Altına Alabilirsiniz

Paylaş

Birçok insan yemek sonrası midesinde hazımsızlık ve yanma hissinden şikayet etmektedir. Bu durum bazı kişilerde geçiciyken bazı kişilerde sık sık tekrarlanan bir hastalık haline gelir. Sebebi ise toplumun yaklaşık yüzde 20’sinde görülen ve günlük yaşamı olumsuz etkileyen reflüdür. Avrasya Hastanesi’nden İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Ayşegül Navdar reflü ve reflüsü olan hastaların nasıl beslenmesi gerektiğiyle ilgili önemli bilgiler veriyor.

Reflü hangi belirtiler ile ortaya çıkıyor?

Göğüs Ağrısı:  Mide asidi yemek borusuna çıktığı zaman yemek borusu asidin etkisiyle yanmaya başlar. Bu yanmayı göğsümüzde ağrı olarak hissederiz. Bu ağrılar genellikle yemek sonrasında, mide asidinin salgılandığı zamanlarda oluşur.
Acı Tat: Bazen mide asidi yemek borusundan geçerek ağıza gelir ve bu da ağızda acı bir tada (mide asidi nedeniyle) yol açar. Boğazda ve ağızda kötü bir tat bırakır. Genellikle yemek sonrası nadiren de yemek sırasında oluşur.
Boğaz Ağrısı: Reflünün, genellikle soğuk algınlığı ile karıştırılan bir diğer belirtisi de boğaz ağrısıdır. Mide asidinin tahriş ettiği yemek borusunda ağrılar görülebilir.  Eğer gribin diğer belirtileri yoksa boğaz ağrısının sebebi reflü olabilir. Bunun dışında; “geçmeyen öksürük, yutma güçlüğü, hıçkırık, karında şişlik, ağız kokusu, ses kısıklığı, sürekli devam eden boğaz iltihaplanması, ses tellerinde nodül, boğazda yabancı cisim hissi, sık sık boğaz temizleme hissi ve uyku sırasında yaşanan kısa sürekli soluk durması gibi belirtileri de mevcuttur.”

Kimler Risk Grubu Altında Yer Alıyor?

Mide fıtığı olanlarda,
Mide boşalması geç olanlarda,
Şişmanlarda,
Hamilelerde,
Sigara içenlerde,
Şeker, astım ve bazı romatizmal hastalığı olanlarda



Doktora başvurmakta geç kalmayın

Reflünün belirtileri oldukça açıktır. Bu sebeple yukarıda görülen bulguları kendinizde gözlemliyorsanız mutlaka bir doktora başvurun. Doktorunuz yukarıdaki belirtileri reflü tedavisine başlamak için yeterli bir sebep olarak görebilir. Mevcut şikayetler, hikaye ve bulgulardan yola çıkarak gastroözofagial reflü tanısı konabilir. Tanı koymak ve hastalığın şiddetini belirlemek için endoskopi, pH ölçümü, konstrastlı grafiler, manometrik çalışmalar yapılır.

Reflü teşhisi aşağıdaki gibi gerçekleşir…

Pratik olarak reflü şikayeti olan hastalarda mide asit salgısının baskılayan PPİ denilen ilaçlar ile şikayetlerin geçmesi tanıda önemli bir bulgudur.

Endoskopi: Bu tetkikle yemek borusunun içi, mide ve yemek borusu bileşkesi doğrudan görülür, gerekirse bu bölgeden biyopsi alınır. Her zaman şart olmamakla birlikte boyalı filmler (baryumlu özefagus – mide grafisi) ile yemek borusuyla midenin görüntülenmesi veya yemek borusu içindeki asit derecesinin belirli bir süre izlenmesi (ph monitorizasyon) uygulanabilir. Ayrıca bazı hastalarda özefagus hareketlerinin incelenmesi (manometri) gerekebilir.

Tedavisi mümkün mü?

Reflü tedavisinde bizlere önemli görevler düşmektedir. Tedavideki en önemli nokta; yaşam tarzımızda yapacağımız değişikliklerden geçer. Bazı insanlar yaşam tarzında yaptıkları değişiklik ve ilaç ile reflüyü kontrol altında tutabilirken bazı hastalar için cerrahi müdahale gerekir.

Cerrahi tedavi sürekli ilaç içmak zorunda kalanlar, ilacı kestiğinde şikayetleri tekrarlayanlar, ilaca rağmen yemek borusundaki ülserleri iyileşmeyenler, kanamaya neden olan ülserler, yemek borusu hücrelerinde ileri derece bozukluk olan hastalara yapılmaktadır. Cerrahi tedavi, Nissen Fundoplikasyon ve manyetik sfinkter şeklinde kolaylıkla yapılmaktadır.

Beslenme Tarzınıza Dikkat Etmek Önemli

Birçok besin mide asidini arttırmadığı için reflüyü tetiklemez ve reflü hastaları tarafından güvenle tüketilebilir. Bu besinler;

Elma, muz, patates (fırında veya haşlama), brokoli, lahana, fasulye, havuç, yağsız kıyma, haşlama tavuk göğsü, balık, ekmek, beyaz peynir, yulaf, esmer pirinç, kepek, beyaz pirinç, mısır ekmeği, yağsız krem peyniri, soya peyniri, yumurta…

Bitkisel Protein: Bitkisel kaynaklardan alınan protein mide ve yemek borusu arasındaki asit geçişini engelleyen özofagus kasını zorlamaz ve reflüyü tetiklemez.

Lifli Gıdalar: Lifli besinler sindirim sırasında aşırı mide salgılanmasını engeller ve reflü riskini azaltır.

Sebzeler: Domates dışında kalan tüm sebzeler reflü hastalarına önerilmektedir. Özellikle lahana gibi omega 3 yağ asitleri, vitamin ve minnerallerce zengin sebzeler reflü tedavisine yardımcı olur.

Etiketler

Yorum Yaz

Your email address will not be published. Required fields are marked *